Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin itiraz yoluyla taşıdığı dosyayı inceleyen Yüksek Mahkeme, 375 sayılı KHK'da yer alan ve işçilerin sadece "...çalıştırıldıkları teşkilat ve birimde..." istihdam edilebileceğine dair ibarenin hak ihlali olduğuna karar verdi.
9 Mart 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan bu önemli kararı, bir haber metni formatında aşağıda bulabilirsiniz:
Anayasa Mahkemesi (AYM), 696 sayılı KHK ile kamuda sürekli işçi kadrosuna geçirilen binlerce çalışanı yakından ilgilendiren bir karara imza attı. Mahkeme, bu işçilerin tayin ve yer değişikliği yapmasını engelleyen kanun hükmünü Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin itiraz yoluyla taşıdığı dosyayı inceleyen Yüksek Mahkeme, 375 sayılı KHK'da yer alan ve işçilerin sadece "...çalıştırıldıkları teşkilat ve birimde..." istihdam edilebileceğine dair ibarenin hak ihlali olduğuna karar verdi.
Daha önceki uygulamada, kadroya geçen işçilerin yer değişikliği talepleri, bu kanun hükmü gerekçe gösterilerek "kategorik olarak" reddediliyor ve yargı mercileri bu kararları denetleyemiyordu.
Anayasa Mahkemesi iptal kararında şu gerekçelere vurgu yaptı:
Çalışma Barışı: Devletin, çalışanların hayat seviyesini yükseltme ve çalışma barışını sağlama ödevi olduğu hatırlatıldı.
Ölçüsüz Yasak: İşçilerin makul nedenlere ( sağlık, aile birliği vb.) dayanan yer değişikliği taleplerinin hiç değerlendirilmemesi "ölçüsüz" bulundu.
Sağlık
Denetim İmkânı: Mutlak yasağın, işverenin yönetim yetkisinin hukuka uygunluğunu denetleyen yargı mekanizmasını işlevsiz bıraktığı belirtildi.
AYM, kararın yürürlüğe girmesiyle oluşabilecek hukuksal boşluğun kamu yararını zedelememesi adına hükümete süre tanıdı. İptal hükmü, kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı 9 Mart 2026 tarihinden 9 ay sonra yürürlüğe girecek. Bu süre zarfında yasamanın, yer değişikliği usullerini belirleyen yeni bir düzenleme yapması bekleniyor.
Karar oyçokluğu ile alınırken, Üye Ömer Çınar karşı oy kullandı. Çınar, işçilerin bu şartları bilerek kadroya geçmeyi kabul ettiklerini ve idarenin kamu hizmetinin sürekliliği adına geniş bir takdir yetkisine sahip olduğunu savundu.